bugün

entry'ler (308)

istanbul belediyesine 15 bin kürt alınacak

insanları şu bu diye ayırt etmeyiniz. insanları etnik kökenine göre değil ahlaki namusuna ve karakterine göre değer biçiniz.

tanga giyen kızın namusu

O da mı sana düştü kardeş demek isteğim başlık sahibi.

amerikan bir erkeğe aşık olmak

Benimki danimarkalı olduğundan çok da düşünmediğim olaydır.

Eksileyen arkadaşınki çorumlu heralde ne bu şiddet bu celal ayol.

salçalı ekmek

Biber salçasıysa güzel olandır.

cinden korkup gece ışığı açık bırakan insan

Benim lan bu.

bacağa ip dolamalı topuklu ayakkabı

Bunun topuksuzunu aldım yazın giyerim diye ama bileğimi acıtıyor meret.

1 saat ömrün kalsa ne yaparsın

Tutan anksiyete nöbetinden mütevellit hiç bir şey yapamayıp öylece beklerim.

bir kadın ne ister

Huzur huzur. Huzur yoksa hiç bir şey yok.

sözlükteki kankacılık müessesesi

Biz hep tek tabanca.

en sevdiğiniz reçel

Ahududu ve vişne kapışır.

hercai dizisi

Sıkıntıdan oturdum tek tek izledim 5 bölümü youtube meretinden. Abartlı oyunculuklar ve her an silah çekmeler ne kadar abes dursa da kendini izlettiriyor zalımın dizisi. Evet kadına yapılan her türlü şiddetin doruk noktasına ulaştığı bir dizi bu ve tabiki de bu yüzden pek çoğumuzun tepkisini çekmiş. Hele ki yorumların bir çoğunda denmiş ki21. Yüzyılda yaşıyoruz ne bu namus davası, bekaret fanatikliği. Doğru efendim yüzyıl 21. Yüzyıl modern kesim için bir tabu değil cinsellik ne var ki bu değil ki bu ülkede namus cinayetleri 21. Yüzyıl nedeniyle tedavülden kalkmış. Adını ve yaşını bilmediğimiz nice körpe kızlar diri diri konuyor mezara aile meclisinden çıkan o büyük kararlarla bu ülkenin ücra köşelerinde. Her şeyi geçtim Müge Anlı diye bir gerçek var bu ülkede ve o insanlar gerçek ve geçip gitmiş o 21 tane yüzyıl kimsenin umrunda bile değil. Ahmet Ümit in Bab-ı esrar adlı kitabında şöyle bir söz söylüyor karakterlerden biri. Bu topraklarda yaşamak çok zor. Bu toprakların insani çok zalim.

yazarların en iyi yaptığı yemekler

fellah köftesi.

istanbullu gelin

50. bolumuyle hamile surreyya'nin yardirmasini izledigim dizidir. arkadas o nasil celik gibi sinirler oyle. akif'e mesaj yazarken elinin titrememesi asiri derecede dikkatimi cekti cunku oyle bir sok ve oyle bir sinir harbiyle sinirlerinin bosanip hala ellerinin titememesi ve goz yaslarinin durmus olmasi ilgincti cunku insan aklina geldikce aglar. uzuntuden falan degil efendim sinirden aglar, kendine yedirememekten aglar ama abla amazon cikti ve milf'in uzerine uzerine dogru yagdirdi resmen. turk'un yunani denize dokmesi gibi kadini golete ittiriverecek sandim bir ara. her neyse dizi de olsa surreyya'nin celik gibi sinirlerini taktir ettim tas olsa catlardi. alakasiz alakasiz sevdicegime yavsayan guney amerikali kiz geldi aklima resmen kizin beynini ezmek istemistim. zaten kiz, olsun erkek olsun bu guney amerikalilarda bir gariplik var bir tane duzgun insan taniyamadim ya da bana hep cirkef olani denk geldi hele bu sili den uzak durun yani. gecenin bir vakti bu kadar kezo konustuktan ve argo bir tabirle avamligimi kezo olarak adlandirdiktan sonra huzurlarinizdan cekiliyorum efenim.

sözlük yazarlarının kızlarına verecekleri isim

stefanie after her father. babasi nin adi stefan cunku yani ben uygun gordum stefanie yi ama stefan kesin begenmez francine de anlasiriz gibi hele gelsin o gunler bakacagiz

black mirror

3 sezon 2. bolumuyle beni allak bullak etmis dizidir.

--spoiler--

--spoiler--

burada bence gunumuz teknolojisinden cok fobyalara yonelmisler, telefonda ki anneden gelmis olan cevapsiz arama veya aramalar fobyanin, endisenin ta kendisidir cunku biliriz ki cevapsiz aramalari birakan ve ulasamayan anne tedirgindir, telaslidir ve hatta kafayi yemek uzeredir belki kriz geciriyordur oyle bile olmasa size oyleymis gibi hissettirir. ben kendi tecrubelerime dayanarak soyluyorum bunu cok yasadim arkadaslarla yemege daldigim ve telefonuma bakmadigim bir zaman annem tarafindan 10 tane cevapsiz arama what s upp mesajlari vs hatta facebook dan arkadaslarima bile yazmis neyse telefonu mu gorup aradigimda oluyordum resmen tansiyonum dustu elim ayagimi titriyor diyerek bilinc altima isledi artik biliyordum ki annem aradiginda bana ulasamazsa fenalasabilir bu fenalasma sagligini bozabilir bende bir endise olgusu ve paranoyaklasma baslatti telefonuma bakmadigim icin sucluluk duymami sagladi ve bir fobya olusturdu uzerimde. ben artik her zaman telefonumu kontrol etmek zorundayim cunku annem arayabilir, dusuncesizce zihnime yapilan bu atakla annemden 1 cevapsiz arama dahi gorsem panikliyorum cunku onun paniklemis olabilecegini dusunuyorum ya da olurda beni o gun hic aramamissa iyi mi acaba basina bir sey mi geldi diye meraklanip o aramadan ariyorum bilmiyorum siz arada ki bagi kurabildiniz mi ama iste farkli yollardan tam da bunu anlatmislar cok da iyi yapmislar.

iz bırakan kitap cümleleri

-Güzelliğin doğruluktan daha iyi arkadaşı olabilir mi?
*Olur ya! Çünkü doğruluğun gücü güzelliği kendine benzetinceye kadar, güzelliğin gücü doğruluğu bir kahpeye çevirebilir. Olmayacak birşeydi bu eskiden, ama şimdiki zamanda oluyor, görüyoruz...

hamlet

sözlük yazarlarının itirafları

ogrendigim Danimarka dilinin gecmis zaman gramerini gelistirmek ve daha iyi anlayabilmek icin cocuk kitaplari okumaya basladim sonra farkettim ki okudugum kitaplarda ki karakterlerle gurur duyar olmusum, o kadar arkadas canlisi ve iyi yurekliler ki birbirlerini mutlu etmek icin yaptiklari kucuk gibi gorunen materyalistik olmayan durumlara gipta eder olmusum ne zaman unuttuk acaba tum bunlari...

salander

kim ki bu.

annemin temizlikçi olmasından utanıyorum

biraz piskolojik yaklaşacağım bu o çocuğun yada kişinin suçu değildir, verilen değerler ve utanma bilinci toplum tarafından kodlanmıştır, gelişmemiş toplumlarda temizlikçilik hor ve düşük seviye görülür bunun anlamı da temizlikçiyseniz muhtemelen gecekonduda yaşıyorsunuzdur, eğitimsizsinizdir belki okumanız yazmanız bile yoktur, türkçeniz hafif bozuk belki şivelidir bunlar akla ilk gelen toplum tarafından kodlandırılmış standartlardır ama gelişmiş ülkelerde durum farklıdır örneğin yaşadığım danimarkada bir doktor hanımla bir temizlikçi hanımı dışarıda yürerken görseniz hangisi temizlikçi hangisi doktor anlamazsınız, doktorlar kadar olmasa da temizlikçiler de iyi kazanır aynı restorantlar da yemek yer, aynı süpermarketten alışveriş yaparlar, utanılacak bir şey yoktur devlet vatandaşını korur ve insan gibi yaşaması için sosyal hizmetlerini en üst seviyede tutar, toplumda kutuplaşma ve negatif kodlama oluşmaz bunun sonucunda da utanç ortaya çıkmaz sonuçta yenilen ekmek, hastaneye gidildiğinde alınan sağlık hizmeti ve sınıflarda verilen eğitim aynıdır sadece kimisi üniversite okumak istemez, ders çalışmayı sevmiyordur yada kafası almıyordur temizlikçilik yapar, kimisi okumak ister doktor, avukat olur bu bile kişisel bir tercihtir.

ırak savaşı sırasında neden bu denli göç yaşanmadı

Merak ettiğim sorudur, ırak da taş taş üstünde kalmamıştı ama dünya bu denli bir mülteci sorunu ile çalkalanmıyordu, bunun sebebi neydi?